Tanrım konuş benimle!

Adam fısıldadı: “Tanrım konuş benimle.” Bir kuş cıvıldadı ağaçta; ama adam duymadı.

Sonra adam bağırdı: “Tanrım konuş benimle.” Gökyüzünde bir şimşek çaktı; ama adam dinlemedi onu.

Adam etrafına bakındı ve, “Tanrım seni görmeme izin ver!” dedi. Bir yıldız parladı gökyüzünde; ama adam farkına varmadı.

Ve yüksek sesle haykırdı: “Tanrım bana bir mucize göster.” Bir bebek doğdu bir yerlerde; ama adam bunu da bilmedi.

Sonra çaresizlik içinde sızlandı: “Dokun bana Tanrım ve burada olduğunu anlamamı sağla, ne olur!” Bir kelebek kondu adamın omzuna, adam kelebeği elinin tersiyle uzaklaştırdı…

Bütün Dünya Dergisi, Mayıs 2002

İtiraflarım – Lev Tolstoy

itiraflarim-dunya-klasikleri-lev-tolstoy-antik-kitap-106528-12-BBu kitap iyi eğitimli, zengin ve iyi bir sosyal statüye sahip Tolstoy’un kendine ve yaşamın anlamına doğru yaptığı yolculuğu ele alıyor. Bu kitabı tavsiye ediyorum; çünkü hayatımız, üzerine düşünmemizi gerektirecek kadar değerli. İyi okumalar. 🙂

“Bütün deliler gibi ben de kendim dışındaki herkese deli diyordum.” (s.15)

“Öğretmenlik içinde bir yılımı geçirdikten sonra hiçbir şey bilmeden insanlara nasıl öğretmenlik yapılabileceğini keşfetmek için yurtdışına çıktım.” (s.19)

“Bugün yaptıklarımın ve yarın yapacaklarımın sonucunda ne olacak? Hayatımın sonucunda ne olacak?” (s.30)

“Şunu anladım ki kendimi bilginin parlak alanına teslim ederek sadece dikkatimi sorudan başka bir yere kaydırıyordum. Önümde açılan ufuklar ne kadar cezbedici bir açıklıkta olsalar da, o bahsettiğim bilimlerin sonsuz enginliğine dalmak ne kadar cazip olsa da şunu çoktan anlamıştım ki bu bilimler ne kadar kesin olurlarsa benim ihtiyacımı karşılamaktan o denli uzak oluyorlardı.” (s.37)Devamı »

Mektuplaşan kaldı mı!

Dikkat! Bu yazıda geçen yer ve kişiler -geçiyorsa tabi- gerçektir!

Eveet yıl olmuş 2018. Soruyorum sizlere mektuplaşan kaldı mı? Efendim, duyamadım. Bir şeyler söylüyorsunuz ama anlamıyorum. Neyse, ben size mektup maceramı anlatayım yaklaşık bir buçuk yıl kadar önce tanıştığım bir arkadaşım var. O da benim gibi rahatlıktan canı sıkılan ve kendine maraz çıkarmaya eğilimli bir arkadaş. Nerede tanıştığımı sormayın kısa bir hikaye, anlatamam. Neyse biz bu arkadaşla 8 aydır mektuplaşıyoruz. Telefon mudur WhatsApp mıdır nedir onlarla da görüşmemeye karar verdik. Geçenlerde bir mektubu, bir elimde taslak öteki elimde daktilo tam üç saatte yazdım. Sonra daktilonun inatla yanlış yazdığı kelimelere baka baka katlayıp zarfa koydum kağıtları ve gönderdim. Öyle pullar falan kalmamış şimdi. Gidip o nostaljiyi bozmanız ısrarla isteniyor, benden söylemesi. Neyse konumuz o değil. Toplamda iki daktilo şeridi ve tonlarca zaman harcadığım mektuba ne oldu dersiniz. Postacının elinde kayboldu. Ne mi hissettim? O kaybolan mektupla birlikte anılarımın ve umutlarımın da kaybolduğunu hissettim. Yalan yok. Şimdilerde düşünüyorum ve hatırlayamıyorum yazdıklarımı. Eee sonra ne mi oldu? Sonu yok, bu kadar. Abdurrahim Karakoç’un da dediği gibi, hiç haber çıkmadı geçti on pazar.

Bir haberde okumuştum. Almanya’da bir postacı üşenmiş, götürmüş mektupları ve atıvermiş bodrumunda bir köşeye. Acaba bizim mektup da bir üşengen postacıya mı rastladı!

Niye mi yazdım bunları? Ben bugün postaneye gidiyorum da aklıma geldi, öyle yazayım dedim.

Mara ve Öteki Şiirler – A.Ali Ural

selectBu kitap, A.Ali Ural’ın okuduğum ilk eseri. Özgün ve okumaya değer bir üslubunun olduğunu düşünüyorum. Herkese tavsiye ediyorum. İyi okumalar 🙂

 “Ölü numarası yapmak kolay, yaşıyor numarası nedir” (s.38)

“Bir bedduaydı şiir, dönüp sahibini bulan” (s.47)

“Teslim ol ey hakikat ellerini kaldır” (s.59)

“Ben bu kitapları/ horozlara benzetirdim uyandırsalardı beni her sabah/ tavuklar gibi tüneyen raflarında gözleri yumuk/ benzemezler yine de tavuğa çorbaları olmaz” (s.61)Devamı »

Kitap Hırsızı (2013)

The Book Thief, 2013 yapımı bir Amerikan filmi. Film, İkinci Dünya Savaşı sırasında Almanya’da yaşayan bir kızın yaşamını konu alıyor. Bu filmi izlemenizi tavsiye ediyorum; çünkü alışılagelmiş savaş hikayelerinden ziyade bir ufak kızın kitap tutkusunu konu alıyor.

Liesel adındaki komünist bir ailenin çocuğu Almanya’daki bir aileye evlatlık olarak verilir. Liesel yeni çevresine alışmaya çalışırken bir yandan okula gitmekte ve bir yandan da annesinin işlerine az da olsa yardım etmektedir. Kısa zaman önce ölen küçük kardeşinden ona kalan bir hikaye kitabı Liesel’ın hayatını değiştirecektir. Devamı »

Gülmeye ve Deliliğe Dair – Hippokrates

gulmeye-ve-delilige-dair-nobelkitap_com_26003

Gülmeye ve Deliliğe Dair, “ciddiyet” ile “akıl”ın hüküm sürdüğü bir çağda yaşayan biz çağcıllar için söyleyecek sözü olan bir kitap. “Gülme” ile “delilik”i toplumun huzuru (!) adına dışlayan çağımızın ruhuna inat, “bilgeliğin taşıyıcısı olan gülüşü” yanımızdan eksik etmememizi öğütlüyor bizlere. İnsanlığı yadsıyıp sessizliğin içine sığınmış insanları “deli” diye yaftalamamamız gerektiğini anımsatıyor. Sözün özü, bilgeliğin kahkahasından süzülen “felsefece gülüş”ü düşünsel arınmanın olmazsa olmazı olarak öneren, kültürel hayal gücümüzü kışkırtmanın yolunun Demokritos’un şen şakraklığından geçtiğini savunan küçük bir “gülüş ve unutuş” kitabı.

“…toprağı kazarak gümüş ararlar, gümüşü bulunca bir toprak parçası isterler, toprağı elde edince onun ürünlerini satarlar, ürünleri satınca parayı ceplerine indirirler. Ne kadar da istikrarsız ne kadar da …”

“İnsanlar kendi sahip olmadıkları şeylerin başkasında bol bulunmasının gereksiz olduğunu düşünürler. Böylece; korkak açısından kahramanlık, cimri açısından cömertlik gereksizdir…”

“Hayvanlar kendilerine tatmin sağlayan şeylerle yetinmeyi bilirler; çünkü toprağa altın gömen hiçbir aslan görülmemiştir.” 🙂Devamı »

Bayan Potter (2006)

Miss Potter, 2006 yapımı bir Amerikan-İngiliz filmi. Film gerçek bir hikayeden uyarlanmıştır: 19.yy İngilteresinde yaşayan bir kadının yazarlık tutkusunu konu alıyor. Bu filmi izlemenizi tavsiye ediyorum; çünkü yaşamında tutkuyla bağlandığı bir şeylere sahip her kişi Potter’ın hayatında -hiç değilse- bir nebze kendisini bulacaktır. İyi seyirler.

19.yy İngilteresinde Helen Beatrix Potter isminde çocuk kitabı yazan bir kadının hayatına uyarlamadır bu film. Bayan Potter, dönemin kısıtlayıcı toplumu ve yetersiz imkanlarıyla bir kadın olarak çok zorluk yaşamaktadır. “Tavşan Peter’in Maceraları” isimli kitabını yayınlatmak için götürdüğünde yayıncılar mırın kırın eder. Devamı »